yener.yuksel@icisleri.gov.tr

 

 

 

ANA SAYFAÖZGEÇMİŞGÖREVLER

SEYAHATLERMAKALELERFOTOGALERİSPOR

JUDO

LİNKLER

 

 

 

Mülkiye Başmüfettişi
İçişleri Bakanlığı Teftiş Kurulu
İş: 419 31 52,

CepTel:0505 4662649,
E-mail: yener.yuksel@icisleri.gov.tr

 

 

    Yener YÜKSEL, 1961 de Ankara da doğdu.1972 de İlkokul, 1975 de Ortaokul ve 1978 de Lise Fen kolundan mezun oldu.

     Aynı yıl A.Ü. Siyasal Bilgiler Fakültesini kazandı. Bir yıl İşletme bölümünde okudu. Geçiş yaptığı İktisat Maliye Bölümünden 16 Ocak 1984 te mezun oldu. Ortaokul-Lise ve Üniversite de yabancı dil olarak Almanca dersi aldı. >> Devamı

    NTV - Güncel Haberler

    Kitap tanıtımı:

    TÜRKLER, Prof. Dr. İsmail Hami Danişmend,

    Timaş Yayınları.

   Bu eserde Batı kaynaklarına dayanarak karakter ve   ahlâkı incelenen eski Türkler, özellikle 16. yüzyıldan 19. yüzyılın ortalarına kadar devam eden kuşaklardır. Son bölümdeki karşılaştırmada esas alınan "Yeni Türkler" de Tanzimat nesilleridir.

                                   İsmail Hami DANİŞMEND

   ESKİ TÜRK'ÜN EN GÖZ KAMAŞTIRAN  YÖNÜ

      Dünyanın üç kıtasına hâkim olduktan sonra dördüncüsü­ne de el atan ve en önemli denizlerle adalara hâkim olan eski Türklerin bugün hatırlarda kalan en büyük meziyetleri, asırlarca Avrupa, Asya ve Afrika milletlerini titre­ten eşsiz yiğitlik ve cesaretleridir. Düşmanlarımızı bile hayran eden bu yüksek kudretin çok büyük bir millî yetenek olduğunda şüphe yoktur; fakat Türk milletinin yiğitlik ve cesaretinden başka birçok unutulmuş me­ziyetleri daha vardır. Bunların birçokları çeşitli sebeplerle hafızalardan artık silinmiş gibidir. Bu maddî ve manevi niteliklerin eski Doğu ve Batı kaynaklarında yankılar bırakacak kadar dünyaya ün salanları içinde, çok yüksek bir zekâ düzeyi, maddî ve manevi güzellik, temizlik ve üstün bir teşkilâtçılık gibi üstün nitelikler en başta gelenlerdir.

   Meselâ, milâttan sonra 11. yüzyıldaki ilk Haçlı seferine bizzat katılmış adı bilinmeyen bir yazarın Lâtince yazdığı "Avrupa­lıların ve Diğer Kudüs Sakinlerinin Savaş Başarıları/GestaFrancorum et aliorum Hierosolimitanorum" adındaki Haçlı tarihinde, eski Türklerin yiğitlikleri kadar akıllı ve zeki oluşları da şöyle ifade edilir.

 

 

 

 

Devam...

         (Profesör Louis Brehier' nin Lâtince metniyle beraber yayınladığı "İlk Haçlı Seferinin Anonim Tarihi / Histoire anonyme de la premiere Croisade" adındaki Fransızca ter­cümesi, 1924 Paris baskısı, s. 51):

         "Türklerin yüksek zekâlarını ve cengâverlik yetenekleri ile yiğitliklerini tam ve eksiksiz anlatabilecek derecede bilgin ve bilge olduğunu kim iddia edebilir?"

           Milâttan sonra 9. yüzyılda yaşamış olan meşhur Arap yazarı El-Câhız da eski Türk anlayış, kavrayış ve ileri görüşlülüğünü şu zarif cümlesiyle dile getirmiştir (Sauvaget, "Arap Tarihçiler / Historiens arabes", 1946 Paris baskısı, s. 8):

          "Türk'e gelince, onun iki çift gözü vardır: Bir çifti önde, öteki çifti de başının arkasındadır".

           Aynı eserin dokuzuncu sayfasında da Câhız, birçok yetenekleri kendinde toplayan eski Türk'ü şöyle tanıtır:

          "O, tek başına bütün bir toplum demektir".

           Milâttan sonra 12. yüzyılda yaşamış olan Antakya Yakubi patriği Süryani Mîkâîl (Michel le Syrien) de ünlü Vakayinâ-me'sinde bu eski Türk meziyetini şöyle anlatır (Chabot'nun Fransızca "Vakayiname / Chronique" adındaki tercümesi, cilt 3, 1905 Paris baskısı, s. 152):

          "Türkler hayatlarım düzenlemek ve örgütlemekte gayet akıllı ve mahirdirler".

         Atalarımızın yiğitlik ve cesaretleri, zekâ ve ileri görüşlülükle­ri, teşkilâtçılık yetenekleri gibi dünyaya ün salmış manevi üs­tünlüklerine karşılık, maddî güzellikleri de bütün Doğu mîlletle­rinin tarih ve edebiyat kaynaklarında birçok yankılar bırakmış­tır. Batı estetiğince eski Yunan tipi ne ise, Doğu estetiğince de eski Türk tipi odur. Onun için Avrupa'da her şeyden evvel "kuvvet" timsâli olan eski Türk, Asya'da her şeyden önce "güzellik" sembolüdür. Meselâ, bundan dokuz yüzyıl önceki muhteşem Türk tipini çok yakından incelemiş olan meşhur Arap şairi Ebu-lshak il-Gazzî, Türk ırkının yiğitlik ve cesaret ile fevkalâde güzellik gibi Doğu'da ve Batı'da mesel ve misâl hâline gelen en göze çarpan niteliklerini şu zarif kıtasında ne güzel karşılaştırmıştır (ibn-ül-Esîr, "El-Kâmil fi-târîh", c. 10, s. 254):

       "Türk askerinden bir bölük yiğit hücuma kalkınca, onların müthiş naraları yanında, yıldırımın ne gürültüsü duyulur, ne de adı akla gelir. Bu millet, öyle bir millettir ki eğer güler yüzle karşılansa, güzellik ve güleçlikte meleklere eş gibidir, üzerine hücum edilecek olursa da, ifrit kesilir!"....

       Şeklinde alıntı ve yorumlara yer veren bu kitap (TÜRKLER), belgelere dayanan önemli tespitlere yer veriyor..ilgi çekici yararlı bir kitap...(Yener YÜKSEL)